İçeriğe geç

Çörek otu şekeri düşürür mü ?

Çörek otu şekeri düşürür mü? diye başlayan uzun bir gece

Herkese merhaba! Bu yazımızda “Çörek otu şekeri düşürür mü” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.

Kayseri’de geceler biraz sert olur. Soğuk sadece havada değil, insanın içine de işler. O gece de öyleydi. Saat geç, ev sessiz, mutfaktan hafif bir buzdolabı uğultusu geliyor. Elimde telefon, ekranda bir soru:

Çörek otu şekeri düşürür mü?

O an bu cümle bana sadece bir sağlık sorusu gibi gelmedi. Daha çok, bir umut arayışı gibi hissettirdi. Çünkü bazen insan tıbbi bir bilgiye değil, tutunacak küçük bir ihtimale ihtiyaç duyar.

Benim için o dönem her şey biraz dağınıktı. Günlük tutuyordum, ama kelimeler bile yorulmuş gibiydi. İçimde sürekli aynı endişe dolaşıyordu: “Ya bir şeyleri kontrol edemiyorsam?”

Bir annenin mutfakta sessizce kaybolduğu akşam

Annem o gün mutfakta biraz fazla sessizdi. Normalde Kayseri’de mutfak demek biraz ses demektir; tencere kapağı, çay bardağı, televizyon sesi… Ama o akşam farklıydı.

Tezgâhta küçük bir kâse vardı. İçinde çörek otu.

“Bunu her sabah aç karnına içeceksin,” dedi.

Sesi emir gibi değildi. Daha çok ricaya benziyordu.

Sonra o soruyu sormamı beklemeden ekledi:

“Şekere iyi geliyormuş…”

İşte o an zihnimde aynı soru yankılandı:

Çörek otu şekeri düşürür mü?

Ama bu kez Google’da yazılan bir cümle gibi değil, annemin umut dolu sesiyle birlikte geldi.

O an hissettiğim şey umut muydu, korku mu?

Dürüst olayım, karışıktı.

Bir yanım “tamam, doğal bir şey, belki işe yarar” diyordu. Diğer yanım ise sessizce korkuyordu.

Çünkü “şeker” kelimesi bizim evde hiçbir zaman hafif bir kelime olmadı. Her ölçüm, her iğne, her doktor kontrolü… hepsi küçük bir stres paketi gibiydi.

O gece defterimi açtım. Yazdım:

“Bugün annem çörek otu verdi. Şekeri düşürür mü bilmiyorum ama içimde bir şeyler değişiyor. Belki de iyileşmeye inanmak istiyorum.”

Sabahın ilk deneyi: umutla karışık bir kaşık

Ertesi sabah mutfakta annem yine erkendi. Ben uykulu, gözler yarı kapalı.

Elime küçük bir kaşık verdi.

“Çiğne, sonra su iç.”

Tadı… anlatması zor. Acı ile toprak arasında bir yer. Ama garip bir şekilde kötü değil. Daha çok “ciddi bir şey yapıyorum” hissi veriyor.

İçimden düşündüm:

“Gerçekten çörek otu şekeri düşürür mü? Yoksa biz sadece kendimizi mi ikna ediyoruz?”

Ama o an bunu tartışmak istemedim. Çünkü bazen bilimden önce gelen bir şey var: ailelerin umudu.

Doktor odasında geçen uzun bekleyiş

Bir hafta sonra hastane.

Beyaz duvarlar, sessiz koridorlar, sıra bekleyen insanlar… Herkes kendi derdine gömülmüş.

Ben elimde defter, annem yanında oturuyor. Çörek otu hikâyesini doktora anlatacağız.

Sıra bize geldiğinde içimde garip bir heyecan vardı.

Sanki bir sınava giriyorum ama soruların ne olduğunu bilmiyorum.

Doktor dikkatle dinledi.

Sonra sakin bir sesle konuştu:

“Çörek otu bazı kişilerde destekleyici olabilir ama tek başına tedavi değildir.”

O cümle içimde ikiye ayrıldı.

Bir tarafım rahatladı, çünkü “yasak” demedi.

Diğer tarafım ise biraz hayal kırıklığı yaşadı. Çünkü ben belki de küçük bir mucize duymayı bekliyordum.

Gerçekle beklenti arasındaki o ince çizgi

Koridorda yürürken annem sessizdi. Ben de öyle.

Ama içimde bir şey kırılmadı. Sadece şekil değiştirdi.

O gün şunu düşündüm:

Çörek otu şekeri düşürür mü? sorusu aslında sadece tıbbi bir merak değil. İnsanların çaresizlikle umut arasında gidip geldiği bir yer.

Günlüklerin içine sızan küçük notlar

O günlerden sonra yazdığım defter daha da yoğunlaştı.

Bazı satırlar şöyleydi:

“Bugün yine çörek otu içildi. Annem umutlu. Ben kararsızım.”

Bir başka gün:

“Kan değerleri biraz daha iyi. Tesadüf mü, düzen mi bilmiyorum.”

Ve bir gece:

“Belki de asıl iyileşme, bir şeylerin işe yaradığına inanmakla başlıyor.”

Bu satırları yazarken kendime şunu itiraf ettim: ben aslında sadece sağlıkla değil, belirsizlikle de mücadele ediyordum.

Komşu teyzenin “benim bildiğim yöntem” cümlesi

Kayseri’de komşuların tıbbi bilgisi bazen doktorlarla yarışır.

Bir gün kapı çaldı. Komşu teyze elinde küçük bir poşetle geldi.

“Çörek otunu balla karıştır, sabah ye,” dedi.

Sonra ekledi:

“Şekere birebir.”

O an içimde küçük bir gülme geldi ama yüzüme yansıtamadım. Çünkü onun inancı çok güçlüydü.

Ama yine de aklımdan geçirdim:

“Gerçekten çörek otu şekeri düşürür mü? yoksa bu şehirde herkes kendi reçetesini mi yazıyor?”

İnsanların umutları bazen ilaçtan daha güçlüdür

Bunu o zaman tam anlamıyordum ama şimdi daha iyi görüyorum.

İnsanlar bir şeye tutunmak istiyor. Çörek otu sadece bir tohum değil; bir “belki” hissi.

Bir akşam balkonunda gelen sessiz fark ediş

Bir gece balkona çıktım. Hava soğuk, şehir sessiz.

Elimde defter yoktu. Sadece düşüncelerim vardı.

O an şunu fark ettim:

Ben sürekli “kesin cevap” arıyordum.

Ama hayat çoğu zaman kesin cevap vermiyor.

Belki de asıl soru şu olmalıydı:

Çörek otu şekeri düşürür mü? değil, “ben neden bu kadar kesinlik istiyorum?”

O gece uzun süre dışarı baktım. İçimdeki gerginlik biraz azaldı. Çünkü bazı şeyleri kontrol etmeye çalışmak yerine, onlarla yaşamayı öğrenmek gerekiyordu.

Aylar sonra gelen küçük değişim

Zaman geçti.

Rutinler oluştu.

Doktor kontrolleri devam etti.

Çörek otu da hayatımızda kaldı ama artık tek başına bir “çözüm” gibi değil, bir alışkanlık gibi.

Bir gün sonuçlara bakarken doktor hafifçe başını salladı:

“İyi gidiyoruz.”

O an içimde büyük bir sevinç patlamadı. Daha çok sessiz bir rahatlama geldi.

Anneme baktım. Gözleri doluydu ama ağlamıyordu.

Ben ise sadece şunu düşündüm:

“Belki de iyileşme dediğimiz şey büyük mucizeler değil, küçük düzenlerin toplamı.”

Umarız “Çörek otu şekeri düşürür mü” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Fanu ekibinden sevgilerle!

Sonunda kalan şey: soru değil, his

Şimdi geriye dönüp baktığımda o soruyu hâlâ hatırlıyorum:

Çörek otu şekeri düşürür mü?

Ama artık bu sorunun içinde sadece tıbbi bir merak yok.

İçinde bir anne var.

Bir mutfak sabahı var.

Bir doktor cümlesi var.

Bir komşu teyzeden gelen fazla güvenli tavsiyeler var.

Ve en önemlisi, belirsizlikle yaşamayı öğrenen bir genç var.

Bazen düşünüyorum:

Belki de bazı soruların cevabı “evet” ya da “hayır” değildir.

Belki de cevap, o soruyu sorarken hissettiklerimizdedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort ilbet mobil giriş betexper.xyz betci.bet betci betci.co tam bet famecasino en iyi bahis siteleri
https://www.rinmedya.com https://seyyahoglumedya.com.tr https://habernette.com.tr Sitemap