Akvaryum Motorunu Kapatırsak Ne Olur?
Geçen hafta, Kayseri’deki evimin salonunda tek başıma otururken, akvaryumumun motorunun sürekli çıngırak sesini duydum. Uzun zamandır duymaz olduğum bir sesti bu. Hani, bir şeyin ne kadar farkında olduğumuzu, kaybolduğunda anlarız ya… İşte tam öyle bir şeydi. Akvaryumda balıklarım vardı ama onları ne kadar uzun zamandır gerçekten izlememiştim? Akvaryum motorunun sesi, her şeyin tıkır tıkır işlediğini, her şeyin “normale” döndüğünü, sabahı bekleyip sonra tekrar akışa devam ettiğini fısıldıyordu bana.
Ama o an, bir düşünce geldi aklıma: Akvaryum motorunu kapatırsak ne olur? Belki sadece birkaç saniye sessizlik olurdu, belki birkaç saat… Ama ya bir şey değişirse? Bu sorunun içinde kaybolarak, motoru kapatma kararımı verdim. Hadi, bir deneyelim.
O Anki Kararsızlık: Huzursuz Bir Sessizlik
Kafamda yüzlerce farklı düşünce vardı. Akvaryumu boşaltmak ya da motoru kapatmak, aslında evde yalnızken bir şeylerin kaybolacağına dair bir his yaratıyordu. Hani bir şeylerin yolunda gitmemesi, bir şeye dair eksikliği hissetmek gibi. Yavaşça akvaryum motorunun fişini çektim, birkaç saniye sonra hiç duyulmaz oldu ses. O eski “vızır vızır” hışırtı yoktu. O anda sanki dünyanın en büyük şeyini yapmış gibi hissettim.
Odayı saran bu sessizlik, bir süre sonra sıkıcı ve garip bir hale gelmeye başladı. İçimde bir eksiklik oluştu. Huzursuz bir sessizlikti bu. Balıklara bakmak istemedim çünkü onlar da sessizdi, sanki suyun içinde donmuş gibiydiler. Su yüzeyinde küçük bir hareket, bir balığın yavaşça hareket etmesi dışında hiçbir şey olmuyordu. Belki de, balıklar bu motorun sesiyle hayat buluyorlar, diye düşündüm. Ve ben onların hayatını ne kadar da basitçe, tek bir düğmeyle, durdurabilirim…
Ama ya motor çalışmaya başladığında neler olacak? Yavaşça tekrar fişi takıp motoru çalıştırdım. Bir anda akvaryumun içindeki yaşam hareketlendi. Balıklar, suyun içinde dans eder gibi hareket etmeye başladılar. O an, daha önce hiç fark etmediğim bir güzellik gördüm: suyun içinde minik bir balık, bir yaprağa doğru yüzerken, suyun akışıyla mükemmel uyum içinde hareket ediyordu. İşte bu! Ne kadar basit bir şey ama… diye düşündüm.
Yavaşça Akan Zaman ve Kendimle Yüzleşmek
O an, motorun sağladığı o ritmik, sakinleştirici sesi duyarak, ne kadar uzun zamandır içimde bir eksiklik hissettiğimi fark ettim. Kendimi kaybettiğim anlar vardı, bir şeyleri tam olarak hissetmeden, akışa kapılmıştım. Hayat bir şekilde akıyordu ama ben, sadece motorun “çalışıyor” olduğuna inanıyordum. Oysa sessizlik, bana her şeyin ne kadar birbirine bağlı olduğunu hatırlattı. Bir şeyin hareket etmesi, bir şeyin yerinden kıpırdaması, bir değişikliğin olması için bir hareketin olması gerekmez miydi? Akvaryumun motoru gibi, bazen biz de sürekli “dönüp” gidiyoruz ama o dönmenin anlamını kaybediyoruz. Sessizlik, bana bunu gösterdi.
Motoru kapatmak, bana ne kadar da büyük bir şeymiş gibi geldi. Bu basit eylem, aslında kendi hayatımda çok uzun zamandır değiştirmeyi düşündüğüm ama bir türlü cesaret edemediğim bir sorunun yansıması gibiydi. Akvaryumun motorunun sesiyle hep bir şeye bağlanıyordum. Ama gerçekten var olmak için, bazen sessizliğe de ihtiyaç vardı. Bazen, her şeyin durmasını, her şeyin yavaşlamasını, sadece bir anlığına bir duraklama anı yaratmak lazım.
Balıklar ve Ben: Birlikte Düşünmek
Bir hafta sonra, motoru kapatıp tekrar açmak yerine, sadece balıkları izlemenin keyfini çıkarmaya başladım. O sakin, dingin akvaryum ortamı bana bazı şeyleri hatırlattı: Hiçbir şey sürekli hareket etmez. Yavaş bir değişim de bazen en güzeli olabilir. Balıkların sakin hareketleri ve suyun sürekli değişen yüzeyi, bana hayatta da ne kadar dikkat etmem gerektiğini öğretti.
Bu yazıyı yazarken de, akvaryumun motoru çalışıyor. Ama artık motorun sesi bana bir şeyin “dönüp gitmesi” gerektiğini hatırlatmıyor. O anın huzurunu anladım, sessizliği de kabul ettim. Çünkü bir şeyin işlediğini görmek, sadece dışarıdan bakınca mümkün olmuyor. Biz bazen sessizlikte, bazen de kaybolmuş bir motorun gerisinde, nelerin eksik olduğunu fark edebiliriz.
Sonuçta: Sessizlik, Bazen En İyi Yanıt
Akvaryum motorunu kapattığımda, kısa süreli bir kaybolmuşluk hissettim. Ama o kaybolmuşluk, bana bir şeylerin anlamını sorgulama fırsatı verdi. Ne kadar basit bir şey gibi görünse de, motorun sesi bir tür hayat belirtisi gibi. Sessizlik, bizi duygusal olarak bir araya getiren ve en derin duygularımızı ortaya çıkaran bir öğe olabilir. Bu küçük değişiklik, belki de hayatın hızla dönen dişlilerinin içinde kaybolan anların değerini anlamama yardımcı oldu.
Sonra fark ettim: Hayat sadece bir motor sesi gibi sürekli bir hareket halinde değil. Bazen, durmak, sessizliği kabul etmek ve içimizdeki sesleri dinlemek gerekiyor. Akvaryum motorunun sesi, hayatı sadece tekrar “işletmek” değil, bazen sadece “olmasına izin vermek” gerektiğini gösteriyor.
Değerli Fanu okurları, “Akvaryum motorunu kapatırsak ne olur” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!