Tik Koymak Ne Demek? Herkesin Bilmeye Çalıştığı Ama Kimsenin Tam Olarak Anlayamadığı Bir Kavram
Hadi itiraf edelim, zaman zaman sosyal medya jargonunu takip etmek, diksiyonunuzu sıfırlamak gibi bir şey. Bir bakmışsınız, “Tik koymak” lafını duyuyorsunuz. “Ne yapıyorsunuz? Tik mi koyuyorsunuz?” diye soruyorsunuz, ama herkes sanki bu işi dünyada en iyi yapan kişiymiş gibi davranıyor. İtiraf ediyorum, ben de bir zamanlar öyleydim. Tik koymanın ne olduğunu anlamaya çalışırken, ‘tik’ denilen şeyin acaba gerçekten bir ‘tık’ mı olduğuna karar verememiştim. Ama neyse ki, hayatımı kurtaran bir iç sesim var: “Bunu anlamalısın, sana söz veriyorum. Çünkü bu yazıyı yazacaksın.”
Tik Koymak ve Modern Dilin Derinliklerine Yolculuk
İlk başta Tik koymak, çok derin ve felsefi bir anlam taşıyor gibi geliyor. “Acaba bu tik koyma işini yapan insanlar hayatın anlamını mı çözmüş?” diye sorgularken, arkadaşım Gökhan’dan bir mesaj alıyorum: “Tik koymak ne demek, ya? Herkes ‘Tik koy’ diyor da, ben anlamadım.” Hımmm… Bu soru, bütün düşünce sistemimi alt üst etti. Gökhan’ın bana sorduğu şeyin gerçekten ne olduğunu hiç anlamadım ama arkadaşlar arasında kimse bu kavramı boşuna kullanmıyor. O zaman, bir adım daha atmalı ve kendimi tamamen içsel bir yolculuğa çıkmaya hazırlamalıyım.
Tik Koymak ve İzmirli Gençlerin Hayatına Enjekte Olmuş Gündelik Mizah
Tik koymak bir nevi sosyal medya ortamlarında, kafamızın içinde derinlemesine işlediğimiz, ama çoğu zaman kelimelerle ifade edemediğimiz durumları kısa ama vurucu bir şekilde anlatan bir hareket gibi. Mesela, sabah işe giderken, Tarkan’ın ‘Şımarık’ şarkısını dinlerken o anı “Tik koyarak” yaşayabilirim. İşte bu, bir anlamda tik koymaktır. Tik koymak, yaşadığın anın farkına varıp, o anı tüm çıplaklığıyla aktarmak demek. Yoksa sizce de sabahın köründe metrobüse binmek, üst üste binmiş bagajlar gibi birbirine dolanmış insanları izlemek ve “yav, bu tam İzmirli hayatı!” demek yerine, bir Tik atarak hemen paylaşmak daha akıllıca değil mi?
Bir Anlık Sahne:
Büşra: “Tik koyuyorum, bak!”
Ben: “Koymadın.”
Büşra: “Tik atmam gerektiğini düşündüm, sadece içimden geldi.”
Bunu yazarken içimde bir “Tik koymak” anı yaşıyorum. O yüzden şimdiden hepimizin biraz daha Tik koyarak yaşamayı öğrenmesi gerektiği fikrine kapıldım. Bu da yetmezmiş gibi, arada sırada kendimizi başkalarına göstermek de bir Tik koyma şekli olabilir. Hani ‘Ben bu anı yaşadım ve şimdi de tüm dünyaya anlatmak zorundayım!’ dediğiniz anlar vardır ya, işte o anlar Tik koymak demek.
Tik Koymak, Tik Atmak ve Sosyal Medya Bağımlılığının Derin Sularında Bir Yüzüş
Her şeyin Tik ile başladığı günlerde, Tik koymanın sadece gençlerin işi olduğunu düşünüyordum. Ama sonradan fark ettim ki, yaşlılar bile Tik koyuyor! Bir arkadaşım annesinin Instagram’a fotoğrafını koyarken “Tik atıyorum” dediğini duydu. Hadi canım, gerçekten mi? Evet, gerçekten! Çünkü Tik koymak, sosyal medya ve dijital yaşamın bir parçası haline geldi.
İzmir’de yaşıyor olmak, her sabah güneşin ilk ışıklarıyla deniz kokusunu içine çekmek, kahvenin dumanına bakarak hayatı sorgulamak ve sonra bir anda Tik koymak… İşte bu, tam da bizim gündelik hayatımıza benziyor.
Tik Koymanın Psikolojik Boyutu: “Beni Takip Et, Ben De Tik Koyacağım”
Bir Tik koyma anında, insan kendini çok daha önemli hissediyor. Düşünsenize, “Ben buradayım! Tik attım!” demek bir anlamda evrene bir şey gönderiyor gibi. Mesela geçenlerde arkadaşım Murat’la sahilde yürürken, birden durduk. Benim “Tik koydum!” dememle birlikte, o anın farkına varıp, ikimiz de birer Tik attık. Murat: “Bunu gerçekten yapacak mısın?” dedi. “Tabii” dedim, “Tik koymak bir yaşam biçimi, Murat!” dedim. Bunu söyledikten sonra da kendime “Vallahi şu an Tik koymanın felsefesine vurgun oldum galiba!” diyordum.
Sonuç Olarak Tik Koymak Ne Demek?
Tik koymak, sosyal medyanın içinde kaybolmuş ama her anı daha canlı, daha dolu hissetmek isteyen kişilerin kullandığı bir kavram gibi. Kendi düşüncelerini, hislerini, hatta bazen hiç düşünmeden sadece yaşamın içerisindeki komik anları bir Tik ile paylaşmak demek. İzmir sokaklarında, sahilde yürürken, bir kafede kahve içerken… Hayatın her anında Tik koymayı unutmayın.
Ama tabii, ne kadar “Tik koyma” konusunda uzmanlaşsanız da, içsel bir ses hep size der ki: “Gerçekten mi, şimdi Tik mi koyacaksın?” Yani, Tik koymanın içine girmek bir içsel yolculuktur. Bir yandan eğlenceli, diğer yandan bazen hiç anlamlı görünmeyebilir. Ama olsun, Tik koyarak hayatı yaşamak, her şeyden önce biraz eğlenceyi içimize katmaktır. O yüzden, Tik koymayı bırakmayın.